searching the dictionary…

hapsetmek

ha'psetmek

Origin layers

Origin
Arapça ḥabs + Türkçe etmek

Meanings

-e, -i
Bir suçluyu hapishaneye koymak
Bunu yapmak zor, köylüyü hapsetmek kolay...Yaşar Kemal
·
► kapamak
Kediyi odaya hapsetti.
·
Engellemek, sınırlamak
mecaz, -de
Bir kimseyi veya bir şeyi boşu boşuna tutmak, alıkoymak
Gelirim diye beni akşama kadar burada hapsetti.
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.