searching the dictionary…

olgun

Meanings

sıfat
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar.Refik Halit Karay
mecaz
Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse); yetkin, kâmil, pişkin
Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
Gelişmiş, kıvamını bulmuş
mecaz
Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.); yetkin
Antonyms 1
ham

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.