olgun
Anlamlar
sıfat
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar.Refik Halit Karay
mecaz
Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse); yetkin, kâmil, pişkin
Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
Gelişmiş, kıvamını bulmuş
mecaz
Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.); yetkin
Eş Anlamlılar
28
Zıt Anlamlılar
1