searching the dictionary…

kudurmak

Meanings

nesnesiz
Kuduz hastalığına yakalanmak, kuduz olmak
mecaz
Aşırı davranışlarda bulunmak, taşkınlık göstermek
Kudurmuş bir heyecanla döndü.Ömer Seyfettin
mecaz
Çok yaramazlaşmak, ele avuca sığmamak
Dört tarafı haraca kesen bu kudurmuş oğlanı kodese attırana kadar el birliğiyle çalışacağımıza söz veriyor muyuz?Haldun Taner
mecaz
Gücünü artırmak, tehlikeli bir durum almak, tehlikeli bir duruma gelmek
Oraya üşüşen Avrupalılar, doymak bilmez kudurmuş bir açlıkla din kardeşlerimizin kanlarını emip dururlar.Ömer Seyfettin
mecaz
Çok kızmak, öfkelenmek
Kırlarda saatlerce böyle dolaştı, durdu / Söylendi, homurdandı. Düşündükçe kudurdu!Enis Behiç Koryürek
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.