searching the dictionary…

kızarmak

Meanings

nesnesiz
Kırmızı veya ona yakın bir renk almak; alarmak
Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi.Peyami Safa
·
Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak
Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu / Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik olduFaruk Nafiz Çamlıbel
·
Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak
Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi.Peyami Safa
·
Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek
Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı.Yaşar Kemal

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.