searching the dictionary…

harlatmak

Meanings

-i
Ateşi kuvvetlendirmek; harlandırmak
Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar.Reşat Nuri Güntekin
mecaz
Coşkunluk vermek, canlandırmak
Millî Mücadele'de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek bir kıvılcım yetmişti.Aydın Boysan
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.