harlatmak
Anlamlar
-i
Ateşi kuvvetlendirmek; harlandırmak
Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar.Reşat Nuri Güntekin
mecaz
Coşkunluk vermek, canlandırmak
Millî Mücadele'de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek bir kıvılcım yetmişti.Aydın Boysan
Eş Anlamlılar
8