searching the dictionary…

haşlamak

Meanings

nesnesiz
Bir şeyi kaynar suya daldırmak
-i
Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek
·
Suda kaynatarak pişirmek
Nine yolda yerim diye iki yumurta haşladıydı.Halide Edip Adıvar
-i
Kaynar sıvı bir şeyi yakmak
Kaynar su ayağımı haşladı.
-i
Don, kırağı bitkilere zarar vermek
-i
► dalamak
Böcek çocuğun bacağını haşlamış.
-i
Sızı vermek, acı vermek
Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi.Peyami Safa
mecaz
Sertçe paylamak, azarlamak
Recep'i kenara çekip fena hâlde haşladılar.Sait Faik Abasıyanık
Antonyms 2
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.