searching the dictionary…

genç

Meanings

sıfat
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
Eliyle işaret etti genç adama.Ayşe Kulin
·
Çocukluktan çıkmış yetişkin kimse
·
Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan)
Genç ağaç. Genç at.
·
Gençlikteki özelliklerini koruyan; dinç
·
Zihin bakımından yeterince gelişmemiş; toy (I)
mecaz
Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan
Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı genç Türkiye mutluydu.Burhan Felek
Antonyms 2

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.