searching the dictionary…

doğrultmak

Meanings

-i
Doğrulmasını sağlamak, doğru duruma getirmek
Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı.Tarık Buğra
·
Düzgün duruma getirmek
Yanlışları doğrultmak.
·
Bir şeye veya yere doğru yöneltmek
Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu.İhsan Oktay Anar
·
Yön bulmak
Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim.
·
Para sağlamak, kazanmak
Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz.Attilâ İlhan
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.