searching the dictionary…

çivilemek

Meanings

-e, -i
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak
mecaz
Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi.Abbas Sayar
-i, mecaz
Bir kişiyi öldürmek
-e, mecaz
Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor.Attilâ İlhan
mecaz
Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.