çivilemek
Anlamlar
-e, -i
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak
mecaz
Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi.Abbas Sayar
-i, mecaz
Bir kişiyi öldürmek
-e, mecaz
Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor.Attilâ İlhan
mecaz
Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
Eş Anlamlılar
5