alt
Anlamlar
isim
Bir şeyin yere bakan yanı; zir, üst karşıtı
Pantolonlarımızı şiltelerimizin altına seriyoruz, onlar bütün hafta orada ütüleniyor.Ziya Osman Saba
·
Bir nesnenin tabanı
Ayağındaki altları nalçalı koca bahçıvan kunduraları ile ona yetişmesi imkânsızdı.Osman Cemal Kaygılı
·
Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü
Altına sandalye çekmek.
·
Bir şeyin yere yakın bölümü
·
Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse; madun
sıfat
Sınıflamalarda ikinci derecede olan; ast
Alt sınıf. Alt cins. Alt takım.
sıfat
Birkaç şeyden aşağıda olan
Yeleğinin alt düğmesi iliklenmemiş.Haldun Taner
Eş Anlamlılar
48
Zıt Anlamlılar
1
Kelime ağı & Deyimler
alt değirmen güçlü akaralt etmekaltı alay üstü kalayaltı kaval, üstü şişhane (veya şeşhane)altına etmek (veya kaçırmak)altına imza atmakaltına imza koymakaltında kalmakaltında kalmamakaltından almakaltından çapanoğlu çıkmakaltından girip üstünden çıkmakaltından kalkamamakaltından kalkmakaltını çizmekaltını değiştirmekaltını ıslatmakaltını kapatmakaltını kısmakaltını üstüne getirmekaltını yakmak altı tutmakaltı yaş olmakalt olmakalt perdeden konuşmakaltta kalanın canı çıksınaltta kalmakalttan almakalttan güreşmekaltta yok üstte yokalt açıalt altaalt anlamalt başlıkalt bayialt bölümalt cinsalt çenealt derialt dişalt dudakalt familyaalt geçitalt gerilimalt güvertealt hava yuvarıalt ırkalt işverenalt karşıtalt katalt katmanalt kavuşumalt kurulalt sınıfalt soyalt şubealt tabakaalt takımalt tarafıalt türaltüstalt yanıaltyapıalt yazıalt yazıcıaltı üstüalttan altaatom altı parçacığıayakaltıbardakaltıbaşaltıbaş altıbayrakaltıbilinçaltıdam altıdenizaltıdeniz altıderi altıdilaltıdil altı bezleriev altıgözaltıgöz altıhasır altıkahvaltıkapıaltıkaymakaltıkızılaltıkoltuk altıkot altıköprüaltı çocuğuköyaltıKubbealtıkulak altı bezimerdiven altınormalaltırüzgâraltısilahaltısu altışuuraltıtopaltıtoprak altıüst deri altıyastıkaltıyemekaltıyeraltıyer altıel altındael altından