sözlük taranıyor…

üst

Anlamlar

isim
Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı; üzeri, fevk, alt karşıtı
Köyün üst tarafında, saman, taş ve yangın arasında, üstü sazlarla örtülmüş bir kulübenin önünde ateş yanıyor.Halide Edip Adıvar
·
Bir şeyin görülen yanı, yüzü
Bu sefer taşın üstünden inip yere oturdu.Memduh Şevket Esendal
·
Bir şeyin dış yüzü; üzeri
·
► giysi
O günden sonra kapıya diktiği bir bekçiye iş çıkışları işçilerin üstlerini arattı.Lâtife Tekin
·
Birine göre yüksek aşamada olan kimse; mafevk
Sonunda, üstlerinin de onayıyla bir sınav yapmaya karar verdi.İhsan Oktay Anar
·
Vücudun beden bölümü
Üstüne şal al, öyle git.
·
Artan, geriye kalan bölüm
Bir liranın üstü olarak uşağın getirdiği yetmiş beş kuruşu masanın üstünden kaldırmaz.Abdülhak Şinasi Hisar
sıfat
Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan
Kadınların beni böyle göz hapsine almaları yüzünden üst düğmelerimi gevşetemiyordum.Reşat Nuri Güntekin
sıfat
Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan
Üst makam. Üst rütbedekiler.
Zıt Anlamlılar 2

Kelime ağı & Deyimler

üst başıüst çıkmak (veya gelmek)üste çıkmaküstten bakmaküstü kalsınüstüme (veya üstümüze veya üstünüze) sağlık (veya iyilik sağlık veya şifalar)üstünde durmaküstünde hakkı olmaküstünde kalmaküstündeki üstünde, başındaki başındaüstünden (şu kadar zaman) geçmeküstünden akmaküstünden atmaküstünden dökülmeküstünden geçmeküstünden geçmeküstünden kibarlık akmaküstünden silindir gibi geçmeküstüne alınmaküstüne almaküstüne atmaküstüne basmaküstüne bir bardak (soğuk) su içmeküstüne bir iki güneş doğmaküstüne çekmeküstüne çullanmaküstüne düşmeküstüne fenalık gelmeküstüne geçirmeküstüne gelmeküstüne gitmeküstüne gül koklamamaküstüne güneş doğmamaküstüne iyilik sağlıküstüne kalmaküstüne kapanmaküstüne koymaküstüne kuma gelmeküstüne kuş kondurmaküstüne mal etmemeküstüne olmamaküstüne oturmaküstüne ölü toprağı serpilmiş gibiüstüne perde çekmeküstüne sevmeküstüne sıçratmaküstüne titremeküstüne toz kondurmamaküstüne tuz biber ekmeküstüne tüy dikmeküstüne üstüne gitmeküstüne varmaküstüne vazife olmamaküstüne yaptırmaküstüne yatmaküstüne yıkılmaküstüne yıkmaküstüne yoküstüne yüklenmeküstüne yürümeküstünü çizmeküstünü görmeküstünüze afiyet (veya sağlık)üst yanıüst açıüst alizeüst anlamüst başüst bitkenüstçavuşüst çeneüst deriüst dilüst direküst dişüst dudaküst eşiküst geçişüst geçitüst güverteüst insanüst katüst katmanüst kavuşumüst kurulüst kümeüst perdedenüst sınıfüst soyüstsubayüst tabakaüst tarafıüst üsteüstyapıüstü kapalıaltüstakşamüstüaltı üstüarkaüstüayaküstübaşüstübayramüstübireyüstüböbrek üstü bezideneyüstüdizüstüdiz üstüdoğaüstüduyuüstügerçeküstüikindiüstüinsanüstükalburüstükıçüstüköprü üstülisansüstü eğitimmasaüstünormalüstüolağanüstüöğleüstüpartilerüstürüzgârüstüset üstü ocaksırtüstüsuçüstütabiatüstütepe üstütepeüstüyaşamüstüyer üstüyolüstüyüzüstüdumanı üstündebuğusu üstündebaşüstüne
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.