yuvarlamak
Anlamlar
-e
Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek; tekerlemek
Balta ve küskü ile onu kaldırır, aşağıya yuvarlarız.Refik Halit Karay
-i
Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek
-e, -i
Hızla düşürmek, devirmek
Bir çelmede adamı yere yuvarladı.
nesnesiz, mecaz
Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek
Bu meslekte neler gördük biz diye yuvarlayarak lafı değiştiriyorum.Ahmet Ümit
nesnesiz, teklifsiz konuşmada
İnanılmayacak yalanlar söylemek
nesnesiz, teklifsiz konuşmada
İstekle ve çabucak yemek veya içmek
Birbiri ardınca bilmem kaç şişe bira yuvarlamış.Attilâ İlhan
-i
Kelimelerin bazı seslerini söylememek
Kendine has, kelimelerin son hecelerini yuvarlaya yuvarlaya, yumuşak bir konuşma tarzı vardı.Emine Işınsu
-i
Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek
Eş Anlamlılar
6