yapışmak
Anlamlar
nesnesiz
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak
Zarfın iyice yapışıp yapışmadığına o kadar dikkat etti ki...Sait Faik Abasıyanık
-e
İyice yaklaşmak, sokulup değmek
Geri geri giderek duvara yapıştı.
-e
Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak
Islanan tül gömleği pembe vücuduna yapıştı.Ömer Seyfettin
-e
Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak
Dişlerine oltayı almış, tekrar küreklere yapışmıştı.Sait Faik Abasıyanık
-e
Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak
Niçin yalan söylüyor, bu zavallıya iftira ediyorsun diye kulağıma yapıştı.Ömer Seyfettin
spor
Başı çekeni çok yakından izlemek
mecaz
Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak
Eş Anlamlılar
13