yırtmak
Anlamlar
-i
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
Artık küstahlığın perdelerini yırtmasam da camlarını çatlatabilirim.Arif Nihat Asya
·
Vücudu kanatacak kadar derin çizmek
Kedi çocuğun elini yırttı.
·
Yok etmek, bastırmak
·
Sağrısını mahmuzla yaralayarak binek hayvanını alıştırmak
mecaz
Bir şeyi fazlasıyla zorlamak
Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi.Refik Halit Karay
mecaz
Bir işi yapmaktan kurtulmak
mecaz
Kötü bir durumdan kurtulmak
Artık bu işten yırtman mümkün değil…Ahmet Ümit
mecaz
Köşeyi dönmek
Eş Anlamlılar
3