yüksek
Anlamlar
sıfat
Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı
Mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı.Ömer Seyfettin
·
Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan; ali, mürtefi
·
Güçlü, şiddetli olan
Yüksek basınç. Yüksek gerilim.
·
Etkili olan
Gönlünün matemiyle mağrur olan kimseye / Cihanın acep hangi sevinci yüksek gelir?Enis Behiç Koryürek
·
Derece veya makamı bakımından üstün
Yüksek kurul.
·
Normal değerlerin üstünde olan
Türk milletinin karakteri yüksektir.Atatürk
isim
Yukarıda, üst tarafta olan yer
Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu.Memduh Şevket Esendal
mecaz
► erdemli
Vatana gözyaşı döktünse eğer / Varlığın bu yüksek gururu anlarEnis Behiç Koryürek
mecaz
Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan
Yüksek sosyete.
Eş Anlamlılar
32
Zıt Anlamlılar
1
Kelime ağı & Deyimler
yükseklerde dolaşmakyüksek oynamakyüksek perdeden konuşmakyüksekten almakyüksekten atmakyüksekten bakmakyüksekten konuşmakyüksekten uçmakyüksek adrenalinyüksek atlamayüksek basınçyüksek fırınyüksek fiyatyüksek gerilimyüksek kan basıncıyüksek lisansyüksekokulyükseköğrenimyükseköğretimyüksek sesyüksek sosyeteyüksek tabakayüksek tahsilyüksek teknolojiyüksek yaylakgözü yüksekte