toparlanmak
Anlamlar
nesnesiz
Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak
·
Para yönünden durumunu düzeltmek
·
Gelişmek, daha iyi duruma gelmek
Bu üçüncü gidişimde Erzurum'u bir öncekine nispetle daha çok toparlanmış, gelişmiş buldum.Ahmet Hamdi Tanpınar
·
Sağlığı düzelmek
·
Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak
İlk sarsıntıdan sonra toparlanan halk kendini dışarı atmıştı.
·
Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek
Can havliyle silkinip toparlanarak ve bütün bağlarından sıyrılarak birdenbire ayağa kalkıvermiş.Yakup Kadri Karaosmanoğlu