sulanmak
Anlamlar
nesnesiz
Sulama işi yapılmak
Sulandıkça canlanan bir nergise gösterilebilecek özenle yaralarını sardı onun.Reha Mağden
·
Sulu duruma gelmek
Geceye doğru kar sulanıyor ve gevşiyor.Attilâ İlhan
·
Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma
Kanı sulandı.
·
Göz yaşarmak
Otomobilde bir şey kaçtığı için durmadan gözü sulanıp akıyor.Reşat Nuri Güntekin
mecaz
Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek
-e, argo
İmrendiğini açığa vurmak
Bizim çiçeklere sulandı.
-e, argo
► asılmak
Eş Anlamlılar
8