sürüklenmek
Anlamlar
-e
Sürükleme işi yapılmak veya sürükleme işine konu olmak; kapılmak
Gönlümü dondurdu kimsesizliğim / Yetişir bu yalnız sürüklendiğimEnis Behiç Koryürek
·
Kendi kendini sürüklemek
nesnesiz
Bir iş, sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelere uğramak
Bu dava iki yıl sürüklendi.
nesnesiz
Tekne, akıntı ve rüzgârın etkisiyle gelişigüzel hareket etmek, ilerlemek veya yol almak
mecaz
İradesi olmadan kendi dışındaki şartlara tabi olup kendini kaptırmak
Eş Anlamlılar
2