kurutmak
Anlamlar
-i
Suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek
Gözyaşlarını kurut, dedi, bilirsin ki kader değişmez.Cemil Meriç
·
Bitkileri susuz bırakıp kurumasına sebep olmak
Tek başına dolaştığın derin, yeşil ormanlarda / Yaprakları kurutacak sonbaharı düşündün mü?Enis Behiç Koryürek
·
Bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak
mecaz
Cılız duruma getirmek, zayıflatmak
Bu hastalık onu kurutmuş.
mecaz
Yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek
mecaz
Uğursuzluk getirmek, yok etmek
Dâhilde bütün millî kuvvetlerimizi dağıttılar, bütün kabiliyetlerimizi kuruttular.Peyami Safa
Eş Anlamlılar
6