konuşmak
Anlamlar
nesnesiz
Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak
Çocuk daha konuşamıyor.
-i, -den
Belli bir konudan söz etmek
Mehmet yedi yaşındayken anasıyla konuştuklarından fazla bir şey konuşmazdı.Halide Edip Adıvar
nesnesiz, -le
Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek
İşten sonra Nuruosmaniye'deki İkbal Kahvesinde arkadaşlarla şiir ve edebiyat konuşuyoruz.Falih Rıfkı Atay
·
Söylev vermek, konuşma yapmak
·
Konuşma dili olarak kullanmak
Türkçeyi çok iyi konuşuyor.
·
Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak
-le
İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek
Üst kattakilerle konuşuyoruz.
·
Birisiyle flört etmek
·
Dargın bulunmamak
·
Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak
·
Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek
mecaz
Becermek, uzman gibi yapabilmek
Fokstrotta uzun boylu konuşamam.Mahmut Yesari
mecaz
Geçerli olmak, etkin olmak
Yasaların yerine yumruklar konuştu.
teklifsiz konuşmada
Şık ve zarif görünmek
Gömleğin konuşuyor.
Eş Anlamlılar
22
Zıt Anlamlılar
1