kavrulmak
Anlamlar
nesnesiz
Kavurma işi yapılmak
Yeryüzünün sıcaktan kavrulduğu ve herkesin buram buram terlediği bu temmuz güneşinde benim ellerim buz gibi idi.Etem İzzet Benice
·
Hayatın acılarına uğramak
Hayatın cehenneminde kavrulmuş bir insana bu kolay ve sakin ölümler yakışmıyor.Peyami Safa
·
Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek
mecaz
Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak