köpürmek
Anlamlar
nesnesiz
Köpük yapmak, köpük oluşmak, köpük çıkararak kabarmak
Fırat, Malatya'ya doğru bir dirsek gibi kıvrıldığı vadide artık dağlardan kopup çağıl çağıl köpürmüyor.Ayşe Kulin
·
Ekşiyip köpüklenmek
Reçel köpürdü.
mecaz
Çok kızmak, birdenbire öfkelenmek; feveran etmek
Yavaş yavaş her vakit sebepsiz bir hiddetten köpüren babamı da bir horoza benzetmeye başladım.Ömer Seyfettin
mecaz
Gerekli gereksiz, aralıksız ve bıktırıcı konuşup durmak
Eş Anlamlılar
8