gezdirmek
Anlamlar
-i
Birinin gezmesini sağlamak, dolaştırmak
Kendisini seven, gezdiren büyük kızlar, ona abla kokusunu vermişlerdi.Osman Cemal Kaygılı
·
Tanıtmak amacıyla dolaştırmak
Konuklara Ankara'yı gezdirdi.
-e, nesnesiz
Bir şeyi başka bir şeyin üzerinde dolaştırarak dökmek
Salataya yağ gezdirmek.
-i, -de
Sürterek, değdirerek hareket ettirmek
Elini iki üç kere ıslak yüzünün üstünde gezdirdi.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
Bir şeyi herkesin alması için dolaştırmak, sunmak
-i, -le
Herhangi bir biçimde giydirmek
Beni eski kıyafetle gezdiriyor.Ahmet Hamdi Tanpınar
-i, -de
► taşımak
Böyle kitapları cebinde gezdirir, alışveriş için dükkânını açmak istemediği veya müşteri ile meşgul olmadığı zamanlarda okurdu.Ömer Hakan Özalp
Eş Anlamlılar
4