searching the dictionary…

yumuşak

Meanings

sıfat
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
Pamuk yumuşaktır.
·
Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
Kadife gibi ince ve yumuşak olan bu arakiyeler de çok iyi saklanmıştır.Asaf Halet Çelebi
·
Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
Yerde yumuşak kilimler serili geniş odasına bağdaş kurup yerleşiriz.Azra Erhat
·
Kolaylıkla işlenebilen
Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış.Memduh Şevket Esendal
·
Kolay çiğnenen, kolay kesilen
Yumuşak ekmek.
·
Ilıman olan (iklim), sert karşıtı
Yumuşak iklim. Yumuşak hava.
mecaz
Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen
mecaz
Okşayıcı, tatlı, hoş
Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor.Yusuf Ziya Ortaç
mecaz
Sessiz, hafif
Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır.Abdülhak Şinasi Hisar
dil bilgisi
► tonlu
Antonyms 4

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.