searching the dictionary…

yerli

Meanings

sıfat
Yurt içinde yapılan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan
Yerli halıları gördüm, koyu sıcak kırmızılarla diri maviler ağır basıyordu.Bedri Rahmi Eyüboğlu
·
Belli bir bölgede yetişen; otokton
Yerli muz. Yerli meyve.
·
Bir yerin ilk sakini olan; otokton
·
Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan
Daha önceki gidişinde kendini yerli halka sevdirmişti.Eflâtun Cem Güney
·
Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad
·
Taşınmamak, başka yere götürülmemek amacıyla yapılan
Yerli dolap. Yerli sedir.
Antonyms 2

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.