searching the dictionary…

yürütmek

Meanings

-i
Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak
·
Gerektiği gibi yapmak, uygulamak
İşlerini eskisi gibi yürütüyorlar.
hukuk
Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak
nesnesiz
Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek
Mütalaa yürütmek. Muhakeme yürütmek.
mecaz, teklifsiz konuşmada
İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak
Seni, teğmene bel bağlayıp girdiğin bisküvi fabrikasından nasıl yürüttülerdi.Haldun Taner
argo
Habersiz olarak almak, çalmak
Bizim kalemi yürütmüşler.
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.