searching the dictionary…

taşımak

Meanings

-i
Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek; gezdirmek
Hastayı ekseriya yakın kasabaya kadar sırtta taşırlardı.Sait Faik Abasıyanık
·
Üstünde bulundurmak
Boynundan asılmış gümüş bir köstek taşırdı.Yahya Kemal Beyatlı
·
Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek
Değirmenin üstünde ise değirmen koluyla birleşen çarkı taşıyan bir çanak bulunur.Salâh Birsel
·
Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak
nesnesiz
Bir giysiyi üzerine giymiş olmak
Devlet üniforması taşıyordu.Haldun Taner
mecaz
Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak
İnsanlar müşterek tecrübeleri taşıdıkları için birbirlerinin ne dediklerini anlayabilirler.İsmet Özel
mecaz
Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek
nesnesiz, mecaz
Duymak, hissetmek
İçlerinde her şeye karşılık bir suçluluk duygusu taşırlar.Tarık Dursun K
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.