searching the dictionary…

tıkanmak

Meanings

nesnesiz
Tıkama işine konu olmak; bekinmek
Anlattıklarını dinledikçe sanki hava borum tıkanmış da deniz baskısından iliklerim gözlerimden pırtlıyormuş gibi sıkılıyorum.Halikarnas Balıkçısı
·
İştahı kalmayıp yemek yiyememek
·
Soluk alamamak, soluğu kesilmek
Hâlâ tıkanmış, boğulmuş gibi kesik kesik nefes alan Lâle'ye bir kere daha baktı.Ömer Seyfettin
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.