searching the dictionary…

sıkmak

Meanings

-i
Çevresine sarılarak veya bir şey sararak çepeçevre basınç altına almak
Yalnız kalan kadın titriyor, hıçkırarak kucağındaki yavrusunu sıkıyor.Ömer Seyfettin
·
Bir şeyin suyunu, yağını, sıvı kısmını basınçla çıkarıp akıtmak
Limon sıkmak. Üzüm sıkmak.
·
Dar gelmek
Belimi sıktı kemerHalk türküsü
·
Basınçlı bir araçla fışkırtmak, püskürtmek
Yangına su sıkmak.
·
Silahla ateş etmek
Küçük hanım, tabancayı kalbine sıkmak istemiş.Hüseyin Rahmi Gürpınar
·
Baskı altına almak; üzmek, zorlamak
Çocuğu çok sıkıyorlar.
mecaz
Sıkıntı vermek
İhtimal inanmayacaksınız. Fakat ben sizi sıkmamak için uzatmayarak anlatacağım.Ömer Seyfettin
argo
Yalan söylemek

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.