searching the dictionary…

paralamak

Meanings

-i
► parçalamak
'Çocuk, bu fırtınada başka köye gitmiş olamaz. Ya bir yerde soğuktan donup öldü ya canavar paraladı!’ diyenler oluyordu.Reşat Nuri Güntekin
·
Yıpratıp eskitmek
Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı.
mecaz
Sözle yaralanmasını, incinmesini sağlamak
mecaz
Bir işte çok çaba ve özen göstererek kendini çok yormak, yıpratmak
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.