kuşkulanmak
Meanings
nesnesiz
Bir kimse veya olay hakkında yeterli ve kesin bilgi sahibi olamamakla birlikte bazı belirti ve sezgilere dayanarak olumsuz düşünceler içinde bulunmak; huylanmak, ikirciklenmek, işkillenmek, pirelenmek, küşümlenmek, şüphelenmek
Bu sükûttan kuşkulanan Mebrure, yarı beline kadar hastanın üstüne düşerek elini yakaladı.Peyami Safa
felsefe
Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememek yüzünden oluşan kararsızlıktan dolayı kesin bir yargıya varamamak
Synonyms
22