searching the dictionary…

kollamak

Meanings

-i
Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek
Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş.Sermet Muhtar Alus
·
Göz önünde tutmak, gözlemek
Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü.Abdülhak Şinasi Hisar
·
Korumak, gözetmek
O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti.Nezihe Araz
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.