searching the dictionary…

kavruk

Meanings

sıfat
Kavrulmuş olan
·
Kurumaya yüz tutmuş
Armutların en fenası, en kavruk, en lekeli ve en hamı bile asildir.Refik Halit Karay
mecaz
► zayıf
İşe yaramaz, cansız bir merkebimiz vardı. Sütsüz ve kavruk bir de dişi devemiz.Necip Fazıl Kısakürek
mecaz
Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan
Kalem gibi baldırlı, kavruk çocuklara para verdim.Sait Faik Abasıyanık
Synonyms 2
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.