searching the dictionary…

karşılamak

Meanings

-i
Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak; istikbal etmek
Beni karşıladılar ve ağırladılar.Ahmet Kabaklı
·
Karşılık olmak, bir şeyin yerini tutmak; tekabül etmek
Herhâlde bu küçük bahçeyi kendi sebze ihtiyaçlarını karşılamak için yetiştirmişlerdi.Necati Cumalı
·
Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak
Bu suçlamayı hiç üzerimize almadan karşılar ve hoş görürüz.Burhan Felek
·
Kötü bir şeyi önlemek, durdurmak
Bu ilaç sıtmayı karşılar.
·
Masrafı ödemek
spor
Rakip takımın veya oyuncunun ataklarını savmak

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.