searching the dictionary…

halletmek

ha'lletmek

Origin layers

Origin
Arapça ḥall + Türkçe etmek

Meanings

-i
Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak
Bir arkadaşa, sinema işlerinden anlayan bir arkadaşa bu konuşmayı anlattığım zaman o muammayı halletti.Nâzım Hikmet
·
Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak
Bakınız, tesadüf bunu ne kadar güzel düşünüp halletti.Memduh Şevket Esendal
·
Bir cismi bir sıvı içinde eritmek
matematik
► çözmek
argo
Cinsel ilişki kurmak
ağızlardan
Bir yemeği yenecek duruma getirmek
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.