searching the dictionary…

fırlamak

Meanings

nesnesiz
Hızla, birdenbire bulunduğu yerden çıkmak, ayrılmak
Çalgıcıların oğlu, elinde kenarları zilli kocaman bir tefle ortaya fırladı.Lâtife Tekin
·
Yerinden oynayıp ileriye doğru çıkıntı yapmak
Dalga geçen esrarkeşin gözü ne görürse kırk derece ateşle yanan adamın dışa fırlayan gözü de onu görür.Ahmet Haşim
·
Fiyatı birdenbire yükselmek
Borsada altın fiyatları fırladı.
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.