searching the dictionary…

doğrulmak

Meanings

nesnesiz
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
·
Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek; kalkmak
Sırtı dönük orta yaşlı adam doğruldu.Yusuf Atılgan
-e
Bir yere yönelmek
Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu.Sait Faik Abasıyanık
mecaz
Yeniden güçlenmek, kalkınmak
·
Para sağlanmak, kazanılmak
Nasıl, gündelik doğruldu mu?
Antonyms 1
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.