bol
Meanings
sıfat
İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan; mebzul, dar karşıtı
Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm.Peyami Safa
·
Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok; dolgunca, kıt karşıtı
Demek ki zeytinin bol ve ucuz olduğu bir yerdeymiş.Burhan Felek
Synonyms
34
Antonyms
4