searching the dictionary…

büyük

Meanings

sıfat
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne); cesim, makro, küçük karşıtı
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz.Yusuf Ziya Ortaç
·
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti.Peyami Safa
·
Niceliği çok olan
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır.Reşat Nuri Güntekin
·
Nitelikleri bakımından başkalarından ayırt edilecek kadar üstün olan; muhteşem
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri.Nurullah Ataç
·
Yaşı ilerlemiş, belli bir yaşa gelmiş
Büyüklerin tandır sefasına ayıracak zamanları yoktu.Ayla Kutlu
·
Gücü, kudreti çok olan
Hangi şekil altında olursa olsun bu otoriteyi yaşattığımız müddetçe büyük devlet sahibi, büyük millet olabiliriz.Nurettin Topçu
mecaz
Önemli olan
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti.Tarık Buğra
isim
► dışkı
isim, mecaz
Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse
Antonyms 2

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.