searching the dictionary…

üflemek

Meanings

-e, -i
Dudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek; üfürmek
İki senedir sigaralarının dumanlarını burnuma üflediği yetmemiş gibi şimdi de bana oyun etmeye kalkışıyor.Aka Gündüz
-i
Yanmakta olan bir şeyi söndürmek veya canlandırmak için soluk vermek
İdris, iskele başında salep güğümünün altındaki eleme kömürlerin küllerini üflüyor.Sait Faik Abasıyanık
-i
Nefesli çalgıları çalmak
Arkadaş çalgısını bir iki defa üfledikten sonra döndü.Osman Cemal Kaygılı
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.