çatlatmak
Meanings
-i
Çatlak duruma getirmek
Elindeki ustura ile çatlatacağı bu canlı yemişe baktı.Ömer Seyfettin
·
Çatlamasına yol açmak
Duvarları, tavanı çatlatacak kadar şiddetli olan ve birdenbire kulağa saldıran bu ses dalgası kimsenin kulağını incitmedi.Halide Edip Adıvar
mecaz
Sabrını taşırmak
O dibek kafalı Sülükoğlu'nu hasedinden çatlatacağız.Ercüment Ekrem Talu
mecaz
Aklını kaçırmak
Synonyms
11