searching the dictionary…

çalkalamak

Meanings

-i
Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak; çalkamak
Fincanını çalkalayıp çalkalayıp diker, dibinde hiç telve bırakmamacasına!Attilâ İlhan
nesnesiz
İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak
Kahvelerde zar çalkalayan avuçlar görüyorum.Yusuf Ziya Ortaç
·
Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek
Tabakları çalkalamak. Bardakları çalkalamak. Ağzını çalkalamak.
·
Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek
nesnesiz
Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak
Aşağıdan yavrum, aşağıdan diye göbek çalkalıyordu.Osman Cemal Kaygılı
·
Kuluçka yumurtalarını çevirmek
·
Sağlığının bozulmasına yol açmak
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.