damıtmak
Anlamlar
-i, kimya, fizik
Bir sıvıyı buhar durumuna getirdikten sonra soğutup yabancı maddelerden arınmış hâlde yeniden damla damla elde etmek; imbikten geçirmek, taktir etmek
·
Sıvı karışımlarda, karmaşık, değişken birleşimleri oluşturan ögeleri, özellikleri belirli ürünlere ayırmak; damlatmak
Evinde kurduğu bir imbikten şeftali çekirdeğinin içindeki siyanürü damıttı.Hüsrev Hatemi
mecaz
Daha öz ve saf bir duruma getirmek
Anadolu uygarlıklarının binlerce yıllık türkülerle fısıldadığı gerçekleri hümanist bir potada damıttı ve Ege insanına sundu.Yaşar Aksoy
Eş Anlamlılar
3