sözlük taranıyor…

döküntü

Anlamlar

isim
Dökülmüş, saçılmış şeyler
Onlar kendi küfleri, kendi yırtık pırtıkları, kendi döküntüleriyle yaşayabiliyorlar.Yahya Kemal Beyatlı
·
Bir topluluktan geri kalmış kimseler
·
► bozuntu
·
Deniz yüzüne yakın, üzerinde dalgaların çatladığı kaya kümesi
·
Kâğıtçılıkta üretimin herhangi bir safhasında ıskartaya çıkan, genellikle tekrar hamur durumuna getirilen, yaş ve kuru biçimleri olan kâğıt veya karton artığı
mecaz
Değersiz, bayağı, ayaktakımından olan kimse
Meşrutiyete uygun yönetim, yurt hainlerinin döküntüleriyle kurulamaz.Hüseyin Cahit Yalçın
sıfat, mecaz
İşe yaramayan, değersiz, kötü, berbat olan
Şoföre önce kentin en döküntü mahallelerinin adını söylediler.Çetin Altan
tıp
Bazı hastalıklarda görülen çıban, leke, uçuk, kızarıklık vb. belirti
coğrafya
Parçalanan taşların yamaç aşağı kayması, yuvarlanması, etekte birikmesiyle oluşan yer
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı