baş koymak
Anlamlar
·
bir şey uğruna ölümü göze almak
Çeşitli tehlikelerden var olduğunu bilerek bu işe girişip baş koymuşlardı.Osman Aysu
Kelime ağı & Deyimler
...-nın başında gelmek (veya yer almak)baş (veya başı) çekmekbaş (veya başını) alamamakbaşa (veya başına) kakmak (veya kakınç etmek)başa çıkmakbaşa çıkmakbaşa gelen (dert) çekilirbaşa gelmekbaşa gelmeyince bilinmezbaşa güreşmekbaş ağır gerek, kulak sağırbaş ağrıtmakbaşa vermekbaş bağlamakbaş bulmakbaş çevirtmekbaş dille tartılırbaş döndürmekbaş edebilmekbaş edememekbaş eğmekbaş eldeykenbaş etmekbaş gelmekbaş göstermekbaş göz etmekbaş göz olmakbaşı ağrımakbaşı bağlanmakbaşı belada olmakbaşı belaya girmek (veya uğramak)başı çatlamakbaşı dara düşmekbaşı daralmakbaşı darda kalmakbaşı derde girmekbaşı dönmekbaşı dumanlanmakbaşı göğe ermek (veya değmek)başı hoş olmamakbaşı içinbaşı kazan gibi olmakbaşım gözüm üstünebaşımla beraberbaşın (veya başınız) sağ olsunbaşına (...) gelmekbaşına balta kesilmek (veya olmak)başına bela açmakbaşına bela almakbaşına bela olmak (veya kesilmek)başına belayı sardırmakbaşına bir hâl gelmekbaşına çalmakbaşına çalsın!başına çıkarmakbaşına çıkmakbaşına çorap örmekbaşına dert açmakbaşına dert olmak (veya kesilmek)başına devlet (veya talih) kuşu konmakbaşına dikilmekbaşına dikmekbaşına dolamakbaşına dünyanın belasını sarmakbaşına ekşimekbaşına gaile açmakbaşına geçirmekbaşına geçmekbaşına geçmekbaşına gelen başmakçıdırbaşına gelmekbaşına gelmekbaşına güneş geçmekbaşına iş açmakbaşına iş çıkarmakbaşına iş çıkmakbaşına kâhya kesilmekbaşına kalmakbaşına kan çıkmakbaşına karalar bağlamakbaşına oturmakbaşı nâra yanmakbaşına sarmakbaşına taç etmekbaşına taş düşmek (veya yağmak)başına üşüşmekbaşına vur, ağzından lokmasını albaşına vurmakbaşına yıkmakbaşın başı, başın da başı varbaşında beklemek (veya durmak)başında değirmen çevirmekbaşında kavak yeli (veya yelleri) esmekbaşından almakbaşından aşağı kaynar sular dökülmekbaşından atmakbaşından büyük işlere girişmek (veya kalkışmak)başından geçmekbaşından kalkmakbaşından korkmakbaşından savmakbaşında olmakbaşında paralansınbaşında torbası eksikbaşını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinden eksik etmezbaşını ağrıtmakbaşını alıp gitmekbaşını ateşlere yakmakbaşını bağlamakbaşını beklemekbaşını belaya sokmakbaşını bir yere bağlamakbaşını bir yere sokmakbaşını boş bırakmakbaşını çatmakbaşını çıkarmakbaşını derde sokmakbaşını dik tutmakbaşını dinlemekbaşını döndürmekbaşını duman almakbaşını ezmekbaşını gözünü yarmakbaşını istemekbaşını kaldırmamak (veya kaldıramamak)başını kaşımaya (veya kaşıyacak) vakti olmamakbaşını koltuğunun altına almakbaşını kurtarmakbaşının altındabaşının altından çıkmakbaşını nâra yakmakbaşının çaresine bakmakbaşının derdine düşmekbaşının etini yemekbaşının gözünün sadakasıbaşını ortaya koymakbaşını taştan taşa vurmakbaşını toplamakbaşını uçurmakbaşını vermekbaşını yakmakbaşını yaptırmakbaşını yemekbaşı sağ olsuna gitmekbaşı sıkılmak (veya sıkışmak)başı sıkıya gelmekbaşı taşa değmekbaşı tutmakbaşı üstünde yeri olmakbaşı yastığa düşmekbaşı yastık yüzü görmemekbaşı yerine gelmekbaşı zapt olunmamakbaş kesmekbaş kes, yaş kesmebaş kıç olmakbaş kıç vurmakbaş kırılır (veya yarılır) fes (veya börk) içinde, kol kırılır yen (veya kürk) içindebaş koşmakbaş nereye giderse ayak da oraya giderbaş olan boş olmazbaş ol da istersen soğan başı olbaş olmakbaş sağlığı, dünya varlığıbaş sallamakbaşta (veya başında) bulunmak (veya olmak)baştan aşmakbaştan çıkarmakbaştan çıkmakbaşta taşımakbaş tutamamakbaş tutmakbaş üstünde tutmakbaş üstünde yeri varbaş vermekbaş yakmakbaş yapmakbaş yastığı baş derdini bilmezbaş yemek