bağlanmak
Anlamlar
-e
Bağlama işine konu olmak
Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu.
·
Sevmek, içten bağlı olmak
Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insanOrhan Veli Kanık
·
Yalnızca belli bir işle uğraşmak
nesnesiz
Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek
Gülseren abla yiğit kadın, Yıldırım'ın ölümünden sonra, bağlanan emekli maaşını kabul etmedi.Ahmet Ümit
·
Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak; angaje olmak
nesnesiz, mecaz
Beklenen şey elde edilmez olmak
Eş Anlamlılar
8