zaman
طبقات الأصل
الأصل
Arapça zamān
المعاني
isim
Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre; hengâm, vakit
Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım.Ömer Seyfettin
·
Bu sürenin belirli bir parçası; vakit
Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir.Attilâ İlhan
·
Belirlenmiş olan an
·
Çağ, mevsim
Gül zamanı. Çocukluk zamanı.
·
Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler; vakit
·
Dönem, devir
Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı.Reha Mağden
gök bilimi
Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram
dil bilgisi
Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği dil bilgisel zaman dilimini gösteren kategori; bildirme kipi, haber kipi
Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir.
jeoloji
Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri
المرادفات
64
شبكة الكلمات والتعابير
zaman almakzamana uymakzaman bırakmakzaman geçirmekzamanı (veya zamanını) geçirmekzamanı avlamakzamanı dolmakzamanı geçmekzaman ile yarışmakzaman kazanmakzaman kollamakzaman öldürmekzaman tanımakzaman vermekzaman aşımızaman ayarlızaman belirtecizaman bilimizaman birimizaman çizelgesizaman dışızaman dizinizaman ekizaman tünelizaman zamanzaman zarfızaman zarfındaaçık zamanahir zamanaman zamanart zamanlıbasit zamanBirinci Zamanbirleşik zamanbir zamandar zamanDördüncü Zamaneş zamaneş zamanlıgeçmiş zamangelecek zamangeniş zamanher zamanİkinci Zamankimi zamanmürekkep zamanmüruruzamanölü zamanşimdiki zamanÜçüncü Zamanyalın zamanaynı zamandaçift zamanıhikâye birleşik zamanıiftar zamanırivayet birleşik zamanıyıldız zamanıvaktizamanındabir zamanlar